İçeriğe geç
  • Dolar 49,7683 ▲ %0,14
  • Euro 55,8563 ▲ %0,23
  • Sterlin 66,4941 ▼ %0,09
  • Gram Altın 6.424,57 ▲ %0,62
  • Çeyrek Altın 10.546,19 ▲ %0,11
  • Gümüş 86,47 ▲ %0,37
  • Bitcoin 4.000.015 ▲ %0,42
  • BIST 100 11.122,72 ▲ %0,05

Gündem

Bozdağ'dan Kınay'a Mengirkaon Mektubu

Akademisyen Lütfiye Bozdağ, Karabağlar Belediye Başkanı Emine Helil İnay Kınay'a yazdığı mektupta, işten çıkarılan sosyolog Murat Mengirkaon'un göreve iadesini talep etti. Bozdağ, sosyal demokrat belediyeciliğin emek ve ifade özgürlüğü karşısındaki sorumluluğuna dikkat çekti.

Akademisyen ve sanat eleştirmeni Lütfiye Bozdağ, Karabağlar Belediye Başkanı Emine Helil İnay Kınay'a hitaben kaleme aldığı mektupta, sosyolog Murat Mengirkaon'un işine iade edilmesini istedi. Bozdağ, sosyal demokrat belediyecilik anlayışının emeğin onurunu koruma ve demokratik haklara saygı gösterme konusundaki tarihsel sorumluluğunu hatırlattı.

Evrensel'de yayınlanan habere göre, mektupta Mengirkaon'un Karabağlar Belediyesi'nde 15 yıl görev yaptığı, Temmuz 2026'da imzalanan Toplu İş Sözleşmesi'ne yönelik eleştirileri nedeniyle rotasyonla Temizlik İşleri Müdürlüğü'ne atandığı belirtildi. Çalışanın oturma eylemi ve basın açıklamalarının ardından disiplin soruşturması başlatıldığı ve 29 Eylül 2026'da işten çıkarıldığı kaydedildi. Bozdağ, bu sürecin çalışanın demokratik itirazları ile çıkarma kararı arasındaki ilişkiyi sorgulattığını vurguladı.

Sosyal demokrasinin itiraz eden işçinin susturulması üzerine inşa edilemeyeceğini belirten Bozdağ, bu geleneğin emeğin korunması ve çalışanların yönetime katılması mücadelesinden doğduğunu ifade etti. Rosa Luxemburg'un "Özgürlük, her zaman farklı düşünenin özgürlüğüdür." sözünü hatırlatan Bozdağ, demokrasinin muhaliflerin haklarını da korumak olduğunu vurguladı. Bir çalışanın toplu iş sözleşmesini eleştirmesinin tek başına disiplin yaptırımı gerektirmediğini, ancak hukuka uygun disiplin yetkilerinin demokratik hakların cezalandırılmasına dönüşmemesi gerektiğini savundu.

Anayasa'nın düşünce ve ifade özgürlüğü, hak arama hürriyeti ile sendikal örgütlenme ve toplu iş sözleşmesi haklarını güvence altına aldığına dikkat çeken Bozdağ, Türkiye'nin taraf olduğu ILO sözleşmelerinin de bu özgürlükleri koruduğunu anımsattı. İşten çıkarma kararının demokratik hakların kullanımıyla bağlantılı olup olmadığının titizlikle araştırılması gerektiğini belirten Bozdağ, hukuka uygunluğun asgari yükümlülük, adaletin ise ahlaki sorumluluk olduğunu kaydetti.

Türkiye'de emek mücadelesinin demokrasi mücadelesiyle iç içe olduğunu hatırlatan Bozdağ, 12 Eylül 1980 darbesi sonrası sendikal hakların kısıtlanmasının demokratik yaşamda yarattığı tahribata işaret etti. Günümüzdeki bir personel işlemiyle darbe döneminin özdeşleştirilmesinin doğru olmadığını ancak itirazın susturulmasının demokratik kültürü zayıflattığını vurguladı. Sosyal demokrat belediyeciliğin yalnızca hizmet üretmek olmadığını, kendi çalışanlarına adil davranmayı ve eleştiriye açık olmayı da içerdiğini ifade etti.

Mengirkaon'un 15 yıllık mesleki birikiminin ve kurumsal hafızadaki yerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Bozdağ, Hannah Arendt'in çoğulluk ve farklı görüşlerin birlikte var olmasına dair düşüncelerini referans gösterdi. Güçlü yönetimin eleştiriyi ortadan kaldıran değil, eleştiri karşısında adalet duygusunu koruyabilen yönetim olduğunu savundu. Bozdağ, Kınay'ın "Kimse kendini yalnız hissetmeyecek" sözünün belediye emekçileri için de geçerli olması gerektiğini vurguladı.

Meselenin Mengirkaon'un tüm görüşlerini onaylamak değil, bir çalışanın itiraz ettiği için mesleki geleceğini kaybetmemesi ilkesini savunmak olduğunu belirten Bozdağ, sosyal adaletin belediye kapısında sona eremeyeceğini dile getirdi. Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin yönetim anlayışında karşılık bulması gerektiğini ifade eden Bozdağ, bu beklentinin sosyal demokrat değerlerin evrenselliğinden kaynaklandığını aktardı.

Bozdağ, mektubun sonunda Kınay'dan fesih kararının gerekçelerini tarafsız biçimde yeniden inceletmesini, çalışanın savunma ve itirazlarını değerlendirmesini ve işe iadesini sağlayacak hukuka uygun yolları işletmesini talep etti. Gerekirse sendika temsilcileri ve hukukçuların katılımıyla şeffaf bir değerlendirme süreci oluşturulmasını isteyen Bozdağ, böyle bir adımın yönetimin demokratik olgunluğunu göstereceğini kaydetti. Emekten yana olmanın işçi itiraz ettiğinde de haklarını savunabilmek olduğunu vurgulayan Bozdağ, sosyal demokrasinin en çok emeğin karşısında sınandığını belirterek yazılı yanıt istedi.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…