İçeriğe geç
  • Dolar 49,5565 ▲ %0,10
  • Euro 55,7692 ▲ %0,12
  • Sterlin 66,1467 ▲ %0,39
  • Gram Altın 6.633,21 ▼ %0,03
  • Çeyrek Altın 10.859,67 ▲ %0,90
  • Gümüş 90,76 ▼ %0,67
  • Bitcoin 4.045.338 ▲ %0,35
  • BIST 100 11.721,72 ▼ %2,89

Sağlık

Stanford'da geliştirilen deneysel aşı birden fazla solunum yolu hastalığına karşı koruma sağladı

Stanford'da geliştirilen deneysel aşı birden fazla solunum yolu hastalığına karşı koruma sağladı

Stanford Üniversitesi'nde geliştirilen deneysel bir aşı, farelerde grip, COVID-19, zatürre ve bazı alerjik tepkilere karşı koruma sağladı. Araştırmanın insan deneylerine taşınması için İngiltere'nin araştırma ajansı ARIA yaklaşık 18 milyon dolar kaynak ayırdı.

Kış aylarında grip, COVID-19, zatürre ve RSV gibi hastalıklara karşı aşı takvimi oluşturmak giderek karmaşıklaşıyor. Stanford Üniversitesi'nde görevli immünolog Bali Pulendran'ın yürüttüğü çalışma, bu tabloyu değiştirebilecek bir yaklaşım sunuyor: Tek bir aşıyla birden fazla solunum yolu hastalığına karşı koruma sağlamak. Üstelik bu aşının iğne yerine burundan uygulanması planlanıyor.

Karar'da yayınlanan habere göre, Stanford ekibinin fareler üzerinde yaptığı deneylerde, aşılanan hayvanların COVID-19'a neden olan virüsle karşılaştığında akciğerlerindeki virüs miktarı, aşılanmayanlara kıyasla 700 kat daha düşük çıktı. Aşılanan farelerin hayatta kaldığı belirtilirken, araştırmacılar aşının hastanelerde ciddi enfeksiyonlara yol açabilen iki bakteri türüne ve ev tozu akarlarının tetiklediği alerjik astım tepkilerine karşı da olumlu sonuçlar verdiğini aktardı. Deneyin sonuçları şubat ayında Science dergisinde yayımlandı.

Araştırmanın temelinde, bağışıklık sisteminin belirli bir mikrobu tanımadan harekete geçen doğuştan gelen savunma mekanizması bulunuyor. Uzun süre bu sistemin hafızası olmadığı düşünülüyordu; ancak son yıllardaki çalışmalar, doğuştan gelen bağışıklık hücrelerinin de eğitilebildiğini gösterdi. Bu noktada verem aşısı BCG'nin, verem dışındaki bazı enfeksiyonlara karşı koruyucu etkiler oluşturabileceği yönündeki araştırmalar ilham kaynağı oldu. Pulendran ve ekibi, akciğerlerdeki T hücrelerini kullanarak vücudun hızlı savunma sistemini daha uzun süre hazırlıklı tutmayı hedefliyor; farelerde bu etkinin en az üç ay sürdüğü gözlemlendi.

Bu yaklaşımın başarılı olması halinde, her sezon farklı virüsler için ayrı ayrı aşı geliştirme ihtiyacı azalabilir. Yeni bir solunum yolu virüsü ortaya çıktığında, ona özel aşı hazırlanmamış olsa bile insanların belli bir korumaya sahip olması mümkün olabilir. COVID-19 salgınının ilk aylarında yaşanan hastane yoğunlukları ve aşı geliştirme sürecindeki zaman kaybı göz önüne alındığında, bu tür bir geniş kapsamlı korumanın değeri daha iyi anlaşılıyor.

İngiliz araştırma ajansı ARIA, projenin insan deneylerine taşınması için haziran ayında yaklaşık 18 milyon dolar kaynak ayırdı. Stanford ve Imperial College London iş birliğiyle yürütülecek programda aşının güvenliği, üretim yöntemi ve klinik deneyler üzerinde çalışılacak. Araştırmacılar, aşının bir gün kullanıma girebilmesi için yaklaşık on yıllık bir süre öngörüyor. İnsan akciğerlerinin farelerden farklı olması, doğru dozun belirlenmesi ve bağışıklık sisteminin fazla çalışması riski, süreçte aşılması gereken güçlükler arasında sayılıyor.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…