İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.085.390 ▲ %0,43
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Ekonomi

Ticaret Bakanlığı'ndan borçla mücadele eden şirketlere 2028'e kadar kritik bilanço düzenlemesi

Ticaret Bakanlığı, şirketlerin sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplamalarında bazı zarar ve giderleri dikkate almamasına olanak sağlayan uygulamayı 2028'e uzattı. Düzenleme özellikle döviz yükümlülüğü yüksek, özkaynakları zayıflamış şirketler açısından önem taşıyor. Ancak borçlar ve bilançolardaki zararlar yerinde duruyor.

Ticaret Bakanlığı'ndan borçla mücadele eden şirketlere 2028'e kadar kritik bilanço düzenlemesi

Ticaret Bakanlığı, şirketlerin sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplamalarında bazı zarar ve giderleri dikkate almamasına olanak sağlayan uygulamayı 2028'e uzattı. Düzenleme özellikle döviz yükümlülüğü yüksek, özkaynakları zayıflamış şirketler açısından önem taşıyor. Ancak borçlar ve bilançolardaki zararlar yerinde duruyor.

PD HABER MERKEZİ

Türkiye'de şirketlerin mali durumlarının değerlendirilmesinde kullanılan önemli bir düzenlemenin süresi bir yıl daha uzatıldı.

Ticaret Bakanlığı'nın 10 Ekim 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan tebliğiyle, Türk Ticaret Kanunu'nun 376'ncı maddesi kapsamında uygulanan geçici hesaplama kolaylığının bitiş tarihi 1 Ocak 2027'den 1 Ocak 2028'e çekildi.

Böylece şirketler, sermaye kaybı ve borca batıklık değerlendirmelerinde belirli zarar ve giderleri hesaplama dışında tutma imkânından bir yıl daha yararlanabilecek.

DÖVİZ BORCU OLAN ŞİRKETLER İÇİN ÖNEMLİ

Düzenleme iki kalemi kapsıyor.

Birincisi, henüz yerine getirilmemiş yabancı para yükümlülüklerinden kaynaklanan kur farkı zararlarının tamamı.

İkincisi, 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralama giderleri, amortismanlar ve personel giderleri toplamının yarısı.

Bu tutarlar, mükerrer hesaplamaya yol açılmaması şartıyla, TTK 376 kapsamında yapılan özel değerlendirmelerde dikkate alınmayabiliyor.

Ancak söz konusu tutarlar şirketlerin finansal tablolarından çıkarılmıyor. Uygulamaya ilişkin hesaplamalar, ilgili finansal tablo dipnotlarında bilgi amacıyla gösteriliyor.

BİLANÇO AYNI, HUKUKİ DEĞERLENDİRME FARKLI

Düzenlemenin kritik noktası, muhasebe zararı ile sermaye kaybına ilişkin hukuki değerlendirmenin birbirinden ayrılması.

Şirketin döviz borcu devam ediyor. Kur farkı zararı finansal tablolarda kalıyor. Alacaklıların hakları ortadan kalkmıyor.

Ancak şirketin TTK 376 kapsamında sermaye kaybı veya borca batıklık durumunda olup olmadığı değerlendirilirken, geçici düzenlemenin izin verdiği kalemler hesaplama dışında tutulabiliyor.

Bu nedenle kamuya açıklanan finansal tablolarda özkaynakları zayıf görünen bir şirketin, TTK 376 kapsamında yapılacak özel hesaplamasında farklı bir sonuç ortaya çıkması mümkün.

Bunun her şirket için geçerli olduğu veya düzenlemenin şirketleri otomatik olarak borca batıklıktan çıkardığı söylenemez.

2020 VE 2021 GİDERLERİ NEDEN HÂLÂ HESAPTA?

Düzenlemenin dikkat çekici taraflarından biri de altı yıl öncesine uzanan gider kalemlerinin hâlâ geçici hesaplamaya dahil edilebilmesi.

Üstelik bu konuda daha önce şirketlerden gelen sorular Ticaret Bakanlığı'na kadar ulaşmıştı.

TOBB'un 4 Kasım 2025 tarihli yazısına göre, 2020 ve 2021 yıllarına ait giderlerin enflasyon düzeltmesi uygulanmış değerlerle mi yoksa nominal değerlerle mi dikkate alınacağı konusunda tereddüt yaşandı.

Ticaret Bakanlığı, enflasyon düzeltmesi yapmakla yükümlü şirketlerin sermaye kaybı ve borca batıklık hesaplarında enflasyon düzeltmesine tabi finansal tabloların dikkate alınabileceği yönünde değerlendirmede bulundu.

Bu ayrıntı, uygulamanın yalnızca döviz borçlarından kaynaklanan kur farkı zararlarıyla sınırlı olmadığını da gösteriyor.

ASIL SORU: HANGİ ŞİRKETLERİN HESABI DEĞİŞECEK?

Yeni düzenleme özellikle yüksek döviz yükümlülüğü bulunan, özkaynakları zayıflayan veya son dönemde sermaye tamamlama ihtiyacı gündeme gelen şirketler açısından önem taşıyor.

Ancak bir şirketin yüksek döviz borcu bulunması, bu istisnadan mutlaka yararlanacağı anlamına gelmiyor.

Bunun belirlenmesi için finansal tablo dipnotlarının, kur farkı zararlarının ve TTK 376 kapsamında hazırlanan hesaplamaların birlikte incelenmesi gerekiyor.

Dolayısıyla düzenlemenin gerçek etkisi, yalnızca Resmî Gazete'deki tarih değişikliğinde değil, şirketlerin sermaye kaybı hesaplarında ortaya çıkacak.

Devlet şirketlerin borçlarını silmedi. Ancak belirli zararların sermaye kaybı ve borca batıklık testine etkisini sınırlayan uygulamaya bir yıl daha süre tanıdı.

patronlardunyasi.com

Kaynak: Patronlardunyasi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…