İçeriğe geç
  • Dolar 49,7672 ▲ %0,14
  • Euro 55,8000 ▲ %0,13
  • Sterlin 66,4827 ▼ %0,11
  • Gram Altın 6.423,85 ▲ %0,61
  • Çeyrek Altın 10.546,19 ▲ %0,11
  • Gümüş 86,41 ▲ %0,29
  • Bitcoin 3.998.008 ▲ %0,25
  • BIST 100 11.059,65 ▼ %0,52

İlçeler

Tunceli'de iptal edilen HES için yeni ÇED süreci

Tunceli'de iptal edilen HES için yeni ÇED süreci

Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde mahkeme kararıyla iptal edilen Tağar HES projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yeniden ÇED süreci başlattı. İnşaatı tamamlanan projeye çevre savunucuları tepki gösterdi.

Tunceli'nin Çemişgezek ilçesinde, tarihi Yusuf Ziya Paşa (Tağar) Köprüsü’nün yakınında yer alan Çemişgezek Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali (HES) projesiyle ilgili yeni bir gelişme yaşandı. Daha önce yargı kararıyla iptal edilen Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu kararına karşın, inşaatı tamamlanan proje için Bakanlık tarafından yeniden ÇED süreci başlatılması çevre savunucularının tepkisine yol açtı.

Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Tağar Çayı üzerinde yürütülen proje, ÇED süreci tamamlanmadan inşaat çalışmalarına başlanması nedeniyle 2024 yılında gündeme gelmişti. Tarihi köprünün yanı başındaki çalışmalar; doğal yaşam ve kültürel miras üzerindeki olası etkileri gerekçe gösterilerek çevreciler, hukukçular ve yöre halkı tarafından eleştirilmişti. Tunceli Barosu’nun açtığı dava sonucunda Erzincan İdare Mahkemesi, 11 Eylül 2025 tarihinde ÇED olumlu kararının yürütmesini durdurmuş, Şubat 2026’da ise kararı iptal etmişti. Bu süreçte projenin yüzde 95’inin tamamlandığı, şu an ise inşaatın bittiği belirtildi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, tamamlanan proje için İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK) tarafından son şekli verilen ÇED raporunu, yönetmeliğin 14’üncü maddesi kapsamında halkın görüşüne açtı. Görüşlerin 10 takvim günü içinde Bakanlığa veya Tunceli Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne iletilmesi gerektiği duyuruldu.

Proje alanı, enerji üretiminin ötesinde taşıdığı doğal ve kültürel değerlerle de dikkat çekiyor. 1807 yılında Yusuf Ziya Paşa tarafından inşa edilen tescilli tarihi köprünün yanı sıra bölgede, Urartu dönemine ait ve birinci derece arkeolojik sit alanı olan İn Mağaraları (Derviş Hücreleri) bulunuyor. Tağar Vadisi, yaban keçileri ve su samurları gibi türler için önemli bir yaşam alanı oluştururken, çevreciler regülatör ve HES faaliyetlerinin su rejimini bozarak ekolojik dengeye zarar verebileceği uyarısında bulunmuştu.

Tağar Çayı Koruma ve Yaşatma Platformu Dönem Sözcüsü Tacettin Balcı, hukuki sürece ilişkin itirazlarını dile getirdi. Balcı,

Önce yürütmeyi durdurma kararı verildi, ardından ÇED olumlu kararı iptal edildi ve projeyi iptal ettik. Normal bir hukuk sisteminde, iptal edilmiş bir proje için yeniden ÇED süreci başlatılması mümkün değildir. Burada büyük bir hukuksuzluk söz konusu. Mahkeme projeyi doğrudan iptal etmiş olmasına rağmen şimdi yeniden ÇED süreci başlatılmaya çalışılıyor. Bu, idari bir kararla yapılıyor. Oysa hukuk sisteminde idari kararlar yargı kararlarının gerisindedir. Zaten idari işlemler yargı denetimine tabidir. Bunun aksini yapmak, hukukun temel ilkelerine ve eşyanın tabiatına aykırıdır

dedi.

Balcı, çevre mühendisleri, yer bilimciler, tarihçiler, sosyologlar ve ziraatçılardan oluşan 9 kişilik bilirkişi heyetinin projenin doğaya zarar verdiğini belirterek yapılamayacağına karar verdiğini aktardı.

Çünkü proje doğaya zarar veriyor. Halkın anlayacağı dille söylemek gerekirse, ÇED süreci bitmiştir. İptal edilmiş bir proje için yeniden ÇED süreci oluşturulamaz

ifadelerini kullanan Balcı, yapının şu an çalışır vaziyette olduğunu vurguladı. Yasal süreçler tamamlanmadan ve hukuki tartışmalar sürerken inşaatın bitirildiğini belirten Balcı, savcılık ve emniyet güçlerinin görevlerini yerine getirmediğini, savcının olay yerinde inceleme yapmayı reddettiğini iddia etti. Balcı,

Türkiye'de hukuk maalesef böyle işliyor. Çemişgezek'te despot bir yapı var ve biz bu yapıya karşı mücadele etmekte zorlanıyoruz

şeklinde konuştu.

Yöre sakini ve platform üyesi Oğuz Aksakal ise projenin hukuka aykırı olduğunu ve ruhsat bulunmadığını savundu. Aksakal,

Ellerinde herhangi bir ruhsat ve yeniden çalışma izni bulunmamaktadır, hukuka aykırı olduğu için böyle bir iznin verilmesi de mümkün değildir. Ancak onlar projeyi tamamlayabilmek ve gelen bilirkişilere 'Bakın, buraya şu kadar milyar para döktük' diyebilmek adına doğamızı ve Tağar'ımızı katlettiler. Özellikle Çemişgezek'in tarihi dokusunun bozulmaması, dağ keçilerimizin, yaban keçilerimizin, su samurlarımızın ve endemik bitkilerimizin kaybolmaması hayati önem taşımaktadır. Çünkü buranın kültürünü ve varlığını var eden zaten bu değerlerimizdir. Eğer bu değerleri yok edersek, Çemişgezek'te yaşamanın da bir anlamı kalmayacaktır

dedi.

TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…