İçeriğe geç
  • Dolar 49,3358
  • Euro 55,2068
  • Sterlin 65,4274
  • Bitcoin 4.082.923 ▼ %0,89

Enerji ve Tabii Kaynaklar

Türkiye, COP31'de iklim değişikliğiyle mücadele için "harekete geçme zamanı" mesajı verecek

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Türkiye'nin COP31 aracılığıyla elektrifikasyon, enerji güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadelede küresel topluma güçlü mesaj vermeyi hedeflediğini belirterek, "Artık harekete geçme zamanı." dedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da düzenlenen 25. Dünya Petrol Konseyi Enerji Kongresi'nde (WPC Energy Congress) yaptığı konuşmada, Türkiye'nin enerji politikaları ve COP31 sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Bayraktar konuşmasına başlamadan önce, Suudi Arabistan'a yönelik Husilerin saldırılarını kınayarak Türkiye hükümeti ve halkının ülkeyle dayanışma içinde olduğunu ve Suudi Arabistan'a güçlü destek verdiğini ifade etti.

Küresel enerji piyasalarının Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı, tedarik zinciri aksaklıkları, yüksek sermaye maliyetleri ve son dönemde Körfez'de yaşanan gelişmeler nedeniyle sürekli sınandığını ifade eden Bayraktar, ülkeler ve şirketler arasındaki işbirliğinin enerji piyasalarının dayanıklılığı açısından önem taşıdığını söyledi.

Bakan Bayraktar, enerji talebinin Türkiye'de sürekli arttığına dikkati çekerek, "Yapay zeka destekli veri merkezleri, soğutma ihtiyacı, elektrikli ulaşım ve gelecekte suyun tuzdan arındırılması gibi alanlar elektrik talebindeki artışı destekliyor. Türkiye'nin enerji ithalatına bağımlılığı mevcut küresel koşullarda önemli bir sorun. Artan talebin karşılanması ve enerji arz güvenliğinin sağlanması için farklı kaynaklara yönelik yatırımlarımız sürüyor. COP31 aracılığıyla elektrifikasyon, enerji güvenliği ve iklim değişikliğiyle mücadele konularında küresel topluma güçlü bir mesaj vermeyi hedefliyoruz. Artık harekete geçme zamanı." diye konuştu.

Türkiye'nin 2053 net sıfır emisyon hedefini hatırlatan Bayraktar, bu hedefe ulaşmak için yenilenebilir enerji, verimlilik, petrol ve doğal gaz, nükleer enerji ile madencilik alanlarında yatırımlara önem verdiklerini ifade etti.

Bakan Bayraktar, güneş, rüzgar, deniz üstü rüzgar ve jeotermal enerji dahil tüm yenilenebilir enerji seçeneklerini değerlendirdiklerini, enerji verimliliği potansiyelinin yalnızca enerji sektöründe değil, tarım, ulaştırma ve binalar gibi farklı alanlarda da bulunduğunu ifade etti.

Türkiye'nin artan elektrik ihtiyacını karşılamak ve karbon nötr hedefine ulaşmak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını da sürdürdüğünü vurgulayan Bayraktar, şöyle konuştu:

"2050'ye kadar 20 gigavatlık nükleer enerji üretim kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz. Enerji dönüşümünde kritik mineraller de oldukça önemli bu alanda Türkiye'de ve yurt dışında yatırımlar yapılıyor. Petrol, doğal gaz ve elektrik alanlarında enterkonneksiyonların ve bağlantı kapasitesinin artırılması da kaynak çeşitliliği ve enerji güvenliği açısından kritik. Irak ve Suriye gibi komşu ülkelerle çeşitli boru hattı projeleri üzerinde çalışıyoruz."

Bakan Bayraktar, elektrifikasyon konusunun COP31 gündeminde önemli yer tuttuğunu, artan elektrik talebinin karşılanması için mevcut enerji altyapısının dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

Yaşlanan kömür altyapısının daha temiz alternatiflere dönüştürülmesinin önemine değinen Bayraktar, doğal gaza erişimin de giderek zorlaştığına dikkati çekerek nükleer enerjinin bu süreçte önemli bir potansiyel sunduğunu dile getirdi.

Bayraktar, enerji güvenliği ile iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerinin birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özellikle günümüzün çalkantılı koşullarında, enerji güvenliğini doğru ve akılcı bir yaklaşımla ele almadan hedeflerimize ulaşmamız gerçekçi değil. Bu nedenle enerji güvenliği birinci öncelik haline gelecek. Ancak aynı zamanda iklim değişikliğiyle mücadeleyi de gözeten, daha tutarlı politikalar geliştirmemiz gerekiyor. COP31 bu konularda uluslararası işbirliğini güçlendirmek için fırsat sunuyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek konferans aracılığıyla elektrifikasyon konusunda küresel ölçekte eyleme geçilmesi yönünde mesaj verilmesini umuyoruz."

Bayraktar, 25. Dünya Petrol Konseyi Enerji Kongresi (WPC Energy Congress) kapsamında AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, küresel enerji piyasalarının kriz ve belirsizliklerle karşı karşıya olduğu dönemde ülkeler arasındaki işbirliğinin öneminin arttığını söyledi.

Türkiye'nin Suudi Arabistan, Ürdün ve Suriye ile büyük ölçekli bir elektrik bağlantısı projesini görüştüğünü aktaran Bayraktar, "Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye ve Türkiye arasında büyük bir mega interkoneksiyon projesini, elektrik iletim hattı projesini konuşuyoruz." dedi.

Bayraktar, Libya, Irak, Pakistan ve Özbekistan başta olmak üzere farklı ülkelerle de enerji alanındaki işbirliklerini geliştirmek istediklerini ifade etti.

Türkiye'nin son yıllarda enerji altyapısına yaptığı yatırımların bölgede arz güvenliğine katkı sağladığını vurgulayan Bakan Bayraktar, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP), TürkAkım, Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Irak-Türkiye petrol boru hattı gibi projelerle enerjinin farklı yönlerde taşınmasına imkan sağlayan güçlü bir altyapı oluşturulduğunu kaydetti.

Bu altyapının daha etkin kullanılmasının önemine işaret eden Bayraktar, Irak-Türkiye petrol boru hattının günlük 1,5 milyon varil kapasitesinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Bayraktar, "İstiyoruz ki mevcut hatlarımızı, mevcut altyapımızı en üst düzeyde kullanalım. Hatlarımız dolu olsun. Irak-Türkiye petrol boru hattının günlük 1,5 milyon varillik kapasitesi var. Bunu dolduralım." ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin doğal gaz taşımacılığındaki imkanlarının da geliştirilmesini hedeflediklerini aktaran Bayraktar, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı'ndaki (TANAP) boş kapasitenin ilave gazla değerlendirilerek Türkiye'ye ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya daha fazla doğal gaz taşınmasının gündemlerinde olduğunu bildirdi.

Bayraktar, Türkiye'nin gazlaştırma terminallerine ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) altyapısına yaptığı yatırımların daha fazla LNG'nin ülkeye getirilmesi ve buradan Avrupa'ya iletilmesi açısından fırsatlar sunduğunu belirtti.

Türkiye'nin enerji kaynaklarını çeşitlendirme stratejisini sürdürdüğünü ifade eden Bayraktar, "Farklı enerji kaynaklarının birlikte değerlendirilmesi ve ülkeler arasındaki işbirliğinin artırılması önemli. Türkiye enerji alanında yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik değil, bölgesel ve Avrupa ölçeğindeki arz güvenliğine katkı sunacak projeler geliştiriyor." diye konuştu.

Dünya enerji piyasalarının modern zamanın en büyük krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğunu belirten Bayraktar, küresel ölçekte yaşanan gelişmelere rağmen Türkiye'de petrol ve petrol ürünlerinin arz güvenliği bakımından sorun yaşanmadığını söyledi.

Venezuela, Rusya ve İran gibi önemli petrol üreticilerinin üretim ve tedarik süreçlerini etkileyen gelişmelerin küresel piyasalar üzerindeki baskıyı artırdığına işaret eden Bayraktar, fiyatlardaki hareketliliğin ise dünya ekonomilerini etkilediğini ifade etti.

Bayraktar, "Enerji piyasalarında yaşanabilecek uzun süreli bir daralma küresel ekonomi üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilir, krizden çıkış için uluslararası işbirliğinin geliştirilmesi gerekiyor. Enerji piyasalarının daha dengeli bir yapıya kavuşması bölgesel gerilimlerin ve savaşın sona ermesiyle mümkün olabilecek." ifadelerini kullandı.

Bayraktar, son günlerde sivil havalimanlarını hedef alan Husilerin saldırıları nedeniyle Suudi Arabistan ile dayanışma içinde olduklarını belirterek, "Türkiye olarak Suudi Arabistanlı kardeşlerimizin yanında olduğumuzu göstermek için de buradayız. Yaşanan menfur saldırıların sona ermesini diliyor, Suudi kardeşlerimizin her zaman yanlarında olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyorum. Türk halkı, Suudi Arabistan halkının yanındadır. Suudi kardeşlerimizin bu zor günlerin üstesinden geleceğine inanıyoruz." dedi.

Kaynak: Aa

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…