UCM'yi yaptırımlardan koruyacak somut adımlar
ABD yaptırımlarına maruz kalan Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin varlığını sürdürebilmesi için üye devletlerin söylem yerine somut tedbirler alması gerektiği belirtildi. Uzmanlar, AB Engelleme Tüzüğü gibi mekanizmaların devreye sokulması gerektiğine dikkat çekti.
ABD'nin yaptırım listesine aldığı Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) ayakta kalabilmesi için başta Avrupa Birliği olmak üzere üye devletlerin söylemin ötesine geçerek somut adımlar atması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, mahkemenin varlığını sürdürebilmesi için AB Engelleme Tüzüğü gibi mekanizmaların işletilmesi gerektiğini ifade etti.
AA'da yayınlanan habere göre, eski İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Direktörü ve Princeton Üniversitesinde Misafir Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenneth Roth ile Fraser Valley Üniversitesinden Dr. Mark Kersten, yaptırımların etkilerini ve çözüm önerilerini değerlendirdi. Prof. Dr. Roth, AB'nin elindeki imkanları kullanması halinde UCM'nin Trump'ın yaptırımlarından kurtulabileceğini, aksi takdirde bu adımların mahkeme için yıkıcı sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Roth, yaptırımların bankaların UCM çalışanlarına maaş ödemesini ve mahkemenin faturalarını karşılamasını imkansız hale getirdiğini, telekomünikasyon ve internet hizmetlerinin kesilmesine yol açtığını belirtti.
AB Engelleme Tüzüğü'nün ABD yaptırımlarının sınır ötesi etkisini kırmak amacıyla oluşturulduğunu hatırlatan Roth, tüzüğün daha önce Küba ve İran'a yönelik yaptırımlarda iki kez kullanıldığını anımsattı. Roth, mevcut durumun tüzüğün devreye sokulması için uygun bir fırsat olduğunu dile getirdi. AB'nin şu ana kadar isteksiz davrandığını, bunun da Hollanda'daki bankaların Trump'ın misillemesinden çekinmesinden kaynaklandığını öne süren Roth, Avrupa'nın geçmişte 'ekonomik bazuka' olarak bilinen ticaret kısıtlamaları tehdidiyle Trump'ı geri adım attırdığını hatırlattı. Roth, 'Bir zorbaya karşı durduğunuzda, zorbalığına boyun eğmeyip kararlı şekilde karşılık verdiğinizde karşınızdaki geri adım atar.' dedi. Avrupa ülkelerinin adaletin herkese uygulanıp uygulanmayacağına karar vermesi gerektiğini belirten Roth, ABD'li ve İsrailli savaş suçluları için bir istisna bulunmadığını savundu.
Roth, UCM'nin faaliyetlerinin büyük bölümünün Lahey'deki merkezde yürütüldüğünü, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerin de kendi engelleme yasalarını çıkarabileceğini kaydetti. Roma Statüsü'nün 70. maddesinin mahkeme personelini görevleri nedeniyle yıldırmayı suç saydığını hatırlatan Roth, Trump ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun adaleti engellemekten yargılanabileceğini ileri sürdü. Bu iki ismin, tıpkı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin gibi, 125 üye ülkeden herhangi birine gitmeleri halinde tutuklanma riskiyle karşılaşabileceğini ifade eden Roth, eski UCM Başsavcısı Kerim Han'ın görevden alınmasının ardından mahkemenin başsız kaldığını ve üye devletlerin yeni başsavcı seçimini ağırdan aldığını belirtti. Roth, üye devletlerin hızla hareket ederek mevcut yardımcılardan birine 'başsavcı' unvanı vermesi gerektiğini vurguladı.
Dr. Mark Kersten ise devletlerin ek fon, gönüllü katkı ve personel desteği sağlayabileceğini, siyasi liderlerin mahkemeyi ziyaret ederek güçlü destek mesajı verebileceğini söyledi. Kersten, 'Eğer UCM düşerse bu, Trump yönetiminin yaptırımları yüzünden değil üye devletlerin kayıtsızlığı yüzünden olacak.' ifadelerini kullandı. Yaptırımların yürürlüğe girmesi için tanınan 6 aylık sürenin 'uyanık olma zamanı' olduğunu belirten Kersten, üye devletlerin ABD'nin mahkemeyi şekillendirmesine veya soruşturmaları geri çektirmesine göz yummasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. ABD'nin amacının UCM'nin işleyişini engellemek olduğunu ve yaptırımların günlük kritik işlevleri hedef aldığını kaydeden Kersten, şirketlerin ABD'nin istediğini yapma konusunda şu an bir ikilem yaşamadığını, ancak engelleme yasaları devreye girerse çalışmayı sürdürebileceklerini aktardı.
ABD yönetimi, 9 Ekim'de UCM'yi kurum olarak yaptırım listesine aldığını duyurmuştu. Yürürlüğe girmesi için 6 aylık süre tanınan yaptırımlar, mahkemeyle yapılan işlemlerin yasaklanmasını öngörüyor. Washington, daha önce de mahkemede görevli 13 yargıç ve savcıya yaptırım uygulamıştı.
TürkAta Haber Ajansı