Yargıtay kararları emeklilikte kurum seçme hakkı vermiyor
Yargıtay'ın son kararlarının sigortalılara istedikleri sosyal güvenlik kurumundan emeklilik hakkı tanıdığı yönündeki iddiaların, dosyaların somut koşulları ve usul hükümleri göz ardı edilerek oluşturulduğu belirtildi.
Yargıtay'ın hizmet birleştirmesine ilişkin son kararlarının, sigortalıların emeklilik aşamasında SSK, Bağ-Kur veya Emekli Sandığı gibi kurumlar arasında serbestçe seçim yapabilmelerine olanak tanıdığı yönünde bir algı oluştu. Ancak hukuki değerlendirmeler, kamuoyuna yansıyan bu yorumların kararların kapsamını aştığını ve her sigortalı için geçerli genel bir hak tanımadığını ortaya koyuyor. İki farklı dosyaya ait olan kararların, mevcut mevzuat ve kişilerin hizmet geçmişleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
BirGün'de yayınlanan habere göre, gündemdeki ilk karar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15 Nisan 2026 tarihli ve 2025/565 Esas, 2026/259 Karar sayılı ilamıdır. Davacı, SSK'dan emeklilik şartlarını sağladığını iddia ederek Bağ-Kur hizmetlerinin dikkate alınmasını reddetmiş ve SSK üzerinden aylık bağlanmasını talep etmiştir. Genel Kurul, ilk derece mahkemesinin davacının açık talebi dışına çıkamayacağı ilkesinden hareketle direnme kararını usule uygun bulmuştur. Ancak dosya, incelenmemiş temyiz itirazları nedeniyle yeniden Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne gönderilmiş olup süreç henüz kesinleşmemiştir.
Gündeme gelen diğer karar ise Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne ait ayrı bir dosyayı ilgilendiriyor. Bu davada, yalnızca 4/a statüsündeki primleriyle emeklilik hakkını elde eden bir sigortalının, diğer statülerdeki hizmetlerinin zorunlu birleştirilmesine itirazı üzerine yerel mahkeme ve istinaf lehine karar vermiştir. Daire, somut olayın koşullarında SGK'nın itirazını reddederek kararı onamıştır. Bu durum, tüm sigortalılar için hizmet birleştirmenin zorunlu olmadığı anlamına gelmemekte; sadece o dosyadaki spesifik hukuki tartışmayı çözmektedir.
Uzmanlar, bu kararların 'son 7 yıl kuralının' kaldırıldığı veya yeni bir emeklilik sistemi oluşturulduğu şeklinde yorumlanmasının hatalı olduğunu belirtiyor. Yargıtay'ın kanun koyucu olmadığını hatırlatan hukukçular, özellikle 2002 öncesi döneme ait eski uyuşmazlıkların bugünkü koşullara genellenemeyeceğine dikkat çekiyor. Vatandaşların, manşetlere değil, kendi hizmet dökümlerine ve güncel mevzuata göre hareket etmeleri, hak kaybı yaşamamak için uzman görüşü almaları tavsiye ediliyor.
TürkAta Haber Ajansı