İçeriğe geç

Menü

SiyasetCumhurbaşkanlığı
Bakanlıklar
TBMMSiyasi PartilerGenel Merkezİl / İlçe Başkanlıkları
KamuKamu KurumlarıMülki İdareValiliklerKaymakamlıklar
Güvenlik
STKToplum ve YaşamSivil Toplum Kuruluşları
Yerel YönetimlerBüyükşehir ve İllerİlçelerBelediyeMuhtar
Yerel
Marmara
Ege
Akdeniz
İç Anadolu
Karadeniz
Doğu Anadolu
Güneydoğu Anadolu
Gündem
DünyaNATOUluslararası KuruluşlarBirleşmiş MilletlerAvrupa Birliği
SporFutbolBasketbolVoleybolHentbolGüreşAtletizmTenisYüzmeMotor SporlarıDövüş Sporları / BoksE-SporAmatör SporEngelli Sporları / Paralimpik
Teknoloji Sağlık Röportajlar Özel Haber Daha Tanıtım
  • Dolar 49,2152
  • Euro 55,0538
  • Sterlin 65,0588
  • Bitcoin 4.031.136 ▼ %1,69

politika

Yeniden Refah Partisi Hukuk İşleri Başkanı Serkan Özkurt: "İstatistiksel müjdeler değil, sokakta hissedilecek gerçek refah gerekiyor"

Yeniden Refah Partisi Hukuk İşleri Başkanı Serkan Özkurt, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in eylül ayı enflasyon verilerinin ardından yaptığı değerlendirmelere tepki gösterdi. Şimşek'in "Yıllık enflasyon 57 ay sonra yüzde 30'un altına geriledi, dezenflasyon süreci ulaştırma hariç genele yayıldı" açıklamasını eleştiren Özkurt, açıklanan oranların vatandaşın günlük yaşamındaki ekonomik tabloyu yansıtmadığını savundu.

"FİYATLAR DÜŞMÜYOR, HAYAT PAHALANMAYA DEVAM EDİYOR"

Özkurt, enflasyonun düşmesi ile fiyatların düşmesinin aynı anlama gelmediğini belirterek, "Sayın Bakan'ın 'enflasyon düşüyor' söylemi, kavramsal bir yanılgıya ve baz etkisi dediğimiz istatistiksel bir illüzyona dayanmaktadır. Enflasyonun düşmesi, fiyatların düşmesi demek değildir; sadece zam yağmurunun şiddetinin bir miktar azalmasıdır." ifadelerini kullandı.

Enflasyonun yüzde 30'un altına gerilemesinin hayatın ucuzladığı anlamına gelmediğini belirten Özkurt, temel gıda, barınma ve ulaşım maliyetlerinin yüksek seviyesini koruduğunu söyledi. Özkurt, "Vatandaşımız, 180 km/s hızla duvara çarparken, hızın 120 km/s'ye düşürülmesini bir müjde olarak göremez. Çünkü araba hala duvara doğru gitmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Özkurt, son üç yıldaki yüksek fiyat artışlarının etiketlere kalıcı biçimde yerleştiğini ve yüksek bir "fiyat platosu" oluştuğunu ifade etti.

"REEL ALIM GÜCÜ ERİDİ"

Kira ve gıda enflasyonundaki gerilemenin dar gelirli vatandaşın yaşadığı ekonomik baskıyı ortadan kaldırmadığını savunan Özkurt, "Asgari ücretli, memur ve emeklimizin maaşları bu kalıcı pahalılık karşısında tamamen erimiştir." dedi.

Özkurt, genel enflasyon hesaplarının dar gelirli vatandaşın harcama yapısıyla örtüşmediğini belirterek, "Manşet enflasyon sepetindeki yüzlerce ürün üzerinden yapılan hesaplamalar, bütçesinin yüzde 85'ini sadece gıda, kira, ulaşım ve enerjiye ayırmak zorunda kalan dar gelirlinin 'hissedilen enflasyonu' ile uyuşmamaktadır." ifadelerini kullandı.

Ana harcama gruplarındaki artışlara da dikkat çeken Özkurt, eğitim grubunda aylık yüzde 14,19 ve yıllık yüzde 48,62, konut grubunda aylık yüzde 2,71 ve yıllık yüzde 39,99, sağlık grubunda aylık yüzde 0,83 ve yıllık yüzde 43,26, ulaştırma grubunda aylık yüzde 2,79 ve yıllık yüzde 35,10, sigorta ve finansal hizmetlerde ise aylık yüzde 3,40 ve yıllık yüzde 31,89 artış gerçekleştiğini kaydetti.

"ACİ REÇETENİN BEDELİ SABİT GELİRLİNİN SIRTINDA"

Uygulanan ekonomik programın maliyetinin sabit gelirli vatandaşlara yüklendiğini ileri süren Özkurt, "Bugün uygulanan ekonomik program, bedelini tamamen sabit gelirlinin, memurun ve işçinin sırtına yükleyen bir 'acı reçete' programıdır." dedi.

Özkurt, özel sektör ve kamunun faiz yükünün tüketiciye zam ve vergi olarak yansıdığını savunarak, "Üretimi, sanayiyi ve tarımı değil; rantı, sıcak parayı ve faizi önceleyen bu sistemle kalıcı bir refah sağlanması bilimsel olarak da matematiksel olarak da mümkün değildir." ifadelerini kullandı.

"MİLLİ GÖRÜŞ'ÜN ADİL EKONOMİK DÜZEN PRENSİPLERİ HAYATA GEÇİRİLMELİ"

Hükümete çağrıda bulunan Özkurt, "Enflasyonla mücadele politikanızın iflas ettiğini kabul etmek zorundasınız." dedi.

Çözümün yüksek faiz, borç-faiz-zam-vergi sarmalı ve ithalata dayalı politikalar olmadığını belirten Özkurt, "Çözüm; yüksek faizle, borç-faiz-zam-vergi sarmalıyla ve ithalata dayalı politikalarla günü kurtarmak değil, Milli Görüş'ün 'Adil Ekonomik Düzen' prensiplerini hayata geçirmektir." ifadelerini kullandı.

Özkurt, üretim, istihdam ve ihracat odaklı, faizsiz ve adil bölüşümü esas alan bir ekonomi modeline geçilmesi gerektiğini belirterek, "Üretim, istihdam ve ihracat odaklı, faizsiz ve adil bölüşümü esas alan bir ekonomi modeline geçilmediği sürece, açıklanan her dezenflasyon verisi vatandaşın cebinde sadece birer hayal kırıklığı olarak kalmaya mahkûmdur." değerlendirmesinde bulundu.

Özkurt, açıklamasını "Türkiye'nin ihtiyacı olan istatistiksel müjdeler değil, sokakta hissedilecek gerçek refahtır." sözleriyle tamamladı.

Kaynak: Cumha

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…