İçeriğe geç
  • Dolar 49,2023 ▲ %0,06
  • Euro 55,1117 ▼ %0,55
  • Sterlin 65,1411 ▼ %0,28
  • Gram Altın 6.514,13 ▼ %1,06
  • Çeyrek Altın 10.698,13 ▼ %0,75
  • Gümüş 95,22 ▼ %1,88
  • Bitcoin 4.118.053 ▼ %2,66
  • BIST 100 12.155,86 ▼ %1,76

Kültür-Sanat

İtalyan yazar ve felsefeci Marco Maurizi 10 Ekim'de İstanbul'a geliyor

Antikapitalist ve vegan felsefe alanındaki çalışmalarıyla tanınan İtalyan yazar ve felsefeci Marco Maurizi, Beyond Nature adlı eserinin Türkçe çevirisi "Doğanın Ötesinde" İstanbullu okurlarıyla buluşuyor. Ayrışım Yayınları etiketiyle yakın zamanda raflarda yerini alacak olan kitabın tanıtımı ve yazarın katılacağı söyleşi etkinliği, 10 Ekim Cumartesi günü Kadıköy'de Ayrışım Kitabevi Kafe'de düzenlenecek. Tüm kitapseverlerin ve felsefe meraklılarının davetli olduğu söyleşi ve tanıtım etkinliği, hem İngilizce hem Türkçe olarak yapılacak.

Marco Maurizi, Frankfurt Okulu'nun eleştirel teorisi ile Marksizm ve veganizmi/hayvan özgürleşmesini sentezleyen önde gelen çağdaş felsefecilerden. Çalışmalarında, insan-doğa ve insan-hayvan ilişkilerindeki sömürü biçimlerini kapitalist üretim tarzı ve yabancılaşma kavramları üzerinden ele alıyor. Maurizi, hayvanların özgürleşmesinin ancak insan toplumunun köklü bir antikapitalist dönüşümüyle mümkün olabileceğini savunuyor.

DOĞANIN ÖTESİNDE ÜZERİNE

Yakın zamanda Türkçe olarak da bulunabilecek Beyond Nature (Doğanın Ötesinde) kitabında türcülük anlayışının metafizik biçimdeki anlatılarını eleştiriyor, hayvan sorununu ve türcülüğü insanlık toplumunun tarihinden ve sınıflı yapısından bağımsız görmemek gerektiğini savunuyor. Kapitalist üretim eleştirilerini teorisinin merkezinde tutuyor ve gerçek bir hayvan özgürleşmesinin ancak topyekûn bir toplumsal özgürleşmeyle el ele gerçekleşebileceğini öne sürüyor.

Maurizi'ye göre metafizik türcülük karşıtlığı, türcü bilincin türcü davranışları nasıl meşrulaştırdığını açıklarken türcü davranışların -başka bir türü gıda kaynağı olarak yetiştirmek, giysi olarak kullanmak, belirli ritüeller için kurban etmek vb.- nasıl ortaya çıktığını açıklamakta yetersiz kaldığını belirtiyor. Bu gibi davranışların nasıl ortaya çıktığı sorusu ancak insanın çevresiyle kurduğu tarihsel ilişki incelenerek düşünülebilir önermesini getiriyor.

Maurizi, Singer'ın sunduğu 'türcülük tarihi'nin gerçek bir tarih anlatısı olmadığını; somut bir toplumda yaşayan bireylerin tarihinden ziyade bir fikirler tarihi olduğunu belirtir. Singer'ın tarih anlatısının hayvanlara dair farklı görüşler ileri sürmüş çeşitli düşünürlerin alıntılardan oluştuğunu belirterek gerçek tarihin filozoflar tarafından yazılamayacağına işaret eder ve der ki: "Oysa filozofların kuramlarının yalnızca kendi toplumsal varoluşlarını yansıttığı açıktır (örneğin Aristoteles köleliği meşrulaştırmıştır, çünkü kendi döneminin Yunan toplumu köleler olmadan var olamazdı). Bu nedenle türcülüğün kökenini filozofların fikirlerinde değil, insan toplumunun örgütlenme biçiminde aramak gerekir."

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…