İçeriğe geç
  • Dolar 49,1976
  • Euro 55,0898
  • Sterlin 65,2108
  • Bitcoin 4.098.582 ▼ %3,14

Eğitim

Eğitim Sen'den okul saldırılarına karşı önleyici adım talebi

Eğitim Sen, okullardaki saldırılara karşı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya geldi. Müdürlük önünde yapılan açıklamada, güvenli okul çağrısı yapıldı. Açıklamada, "Okullarda şiddet önlenebilir. Bunun yolu okulları güvenlikçi mekânlara dönüştürmekten değil, koruyucu ve önleyici hizmetleri güçlendiren kamusal politikalardan geçmektedir" denildi

Metin YETİM

Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) polisiye önlemleri yetersiz kalırken okullardaki şiddet olayları sistematikleşmeye başladı. İstanbul Başakşehir'de 1 öğrencinin yaşamını yitirdiği 7'sinin yaralandığı, Esenyurt'ta ise 2 öğrencinin yaralandığı saldırılara karşı Eğitim Sen, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya geldi.

Eğitim emekçileri, okullarda yaşanan saldırıların münferit bir olay olmadığını ve iktidarın politikalarından bağımsız ele alınamayacağını dile getirdi. Açıklamada konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, "Bir çocuğumuzu daha kaybettikten sonra yalnızca okul güvenliğini konuşamayız, artık çocuklarımızı şiddete sürükleyen toplumsal koşulları konuşmak zorundayız" dedi. Eğitim Sen İstanbul 3 No'lu Şube Başkanı Hüseyin Tosun, "Müfredat siyasal çıkarlara göre biçimlendirildi çocukların kişisel gelişimine yönelik resim ve müzik gibi dersler seçmeli yapılarak değersizleştirildi" ifadelerini kullandı.

ÖNLEYİCİ ADIM TALEBİ

Açıklamada Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, yaşananların toplumsal eşitsizlikten ayrı düşünülemeyeceğini kaydederek şu soruları yöneltti:

"Sayın Bakan'a soruyoruz: Bir çocuk neden okula bıçakla geliyor? Çocukların öfkesi neden bu kadar büyüyor? Okullarda yeterli sayıda psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı ve destek personeli var mı? Şiddet ortaya çıktıktan sonra cezaları artırmak kadar, şiddet ortaya çıkmadan önce çocuğa ulaşacak kamusal mekanizmaları neden kurmuyoruz? Tartışmayı sadece 'okula nasıl silah sokuldu?' noktasından çıkarıp 'Bu toplum çocuklarını hangi koşullarda büyütüyor?"

Irmak, güvenli bir eğitim ortamının yalnızca kapıya polis yerleştirmekle sağlanamayacağını ifade ederek "Güvenli okul hiçbir çocuğun kendisini yalnız, değersiz ve çaresiz hissetmediği; hiçbir öğretmenin can güvenliği kaygısıyla derse girmediği okuldur" dedi.

GÜVENLİ OKUL ÇAĞRISI

Eğitim Sen İstanbul Şubeleri adına Selma Yılmaz tarafından okunan açıklamada, Başakşehir'de yaşanan cinayetin ve artan saldırıların tüm yönleriyle aydınlatılması talep edildi. Olayın hemen ardından alınan yayın yasağı kararına tepki gösteren Yılmaz şu ifadeleri kaydetti:

"Gerçekleri gizlemek, kamuoyunun bilgi alma hakkını kısıtlamak ya da yaşananları yayın yasaklarıyla görünmez hale getirmek, okullardaki şiddetin nedenlerini ortadan kaldırmayacaktır. Yapılması gereken, sorunların üzerini örtmek değil, ihmalleri ve yapısal nedenleri bütün açıklığıyla ortaya koyarak çözüm üretmektir. Başakşehir'de yaşanan olay bütün yönleriyle, olası ihmaller de dâhil olmak üzere araştırılmalı; sorumluluğu ve ihmali bulunanlar hakkında gerekli idari ve adli süreçler şeffaf biçimde yürütülmelidir."

Okullarda öğrencilerin ve öğretmenlerin can güvenliğinin kalmadığına vurgu yapan Yılmaz, Milli Eğitim Bakanlığı'nı acil ve kalıcı önlemler almaya çağırdı. Yılmaz, "Hiçbir çocuk okula giderken ya da okuldayken şiddete maruz kalma korkusu yaşamamalı, hiçbir veli çocuğunu okula gönderirken onun can güvenliğinden endişe etmemeli, hiçbir eğitim emekçisi görevini yaparken şiddet tehdidi altında olmamalıdır" dedi. 

BİLİMSEL EĞİTİM ŞART

Eğitim Sen İstanbul 3 No'lu Şube Başkanı Hüseyin Tosun, şiddet sarmalının yalnızca adli ve cezai yaptırımlarla durdurulamayacağının altını çizdi. Sistemin sınav odaklı hale getirilip dinselleştirilmesinin eğitimi bir gelecek umudu olmaktan çıkardığını belirten Tosun, ekonomik yoksunluk ve sosyal donatı yetersizliğinin çocukları şiddete ittiğine dikkat çekti:

"Çocuk müzikle, sporla, kültürel ve sosyal aktivitelerle doğrudan ekonomik nedenlerle buluşamıyor. Vakit geçirebilecekleri en ucuz alternatif, ekran bağımlılığı olunca çocuklar şiddete yöneliyor. Okullarımızda her okula bir mescit yerine her okula atölye, spor salonu, müzik odası ve resim odası yapabilirsek, çocukların enerjilerini boşaltabilecekleri, ruh sağlıklarına iyi gelebilecek etkinlikler sunabilirsek bu şiddet eylemlerinin önüne geçebiliriz."

Tosun ayrıca okullardaki personel krizine değinerek eğitime ayrılan bütçenin derhal artırılmasını, ücretli öğretmenlik uygulamasına son verilerek kadrolu atamaların yapılması ve yardımcı hizmetlilerin daimi kadroya geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

YOKSUL ÇOCUKLAR KORKUYOR

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Benan Koyuncu şöyle konuştu:

"Çocukların okulda güvende olması bir temenni, ayrıcalık ya da şans meselesi değildir. Temel bir haktır. Okullarda yaşanan şiddet olaylarını yalnızca saldırıyı gerçekleştiren çocuğun bireysel özellikleri üzerinden açıklamak, sorunun asıl boyutlarını görmemize engel olur. Çocukları 'tehlikeli', 'suçlu' ya da 'hasta' olarak damgalamak kolaydır. Ancak bu yaklaşım, şiddeti ortaya çıkaran toplumsal koşulları ve kamu kurumlarının sorumluluğunu görünmez kılar."

Koyuncu, çocukların şiddete yönelmesinde; ekonomik ve sosyal eşitsizliklerin toplumda giderek yaygınlaşan şiddet kültürün etkisine değinerek "Şiddetin dijital mecralarda ve gündelik yaşamda normalleşmesi, akran zorbalığı ve dışlanma, aile ve okul ortamındaki sorunlar, çocukların ruhsal ve sosyal destek hizmetlerine erişememesi ve silahlara kolay erişim gibi çok sayıda etken rol oynayabilir" dedi. Okullardaki psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı ve sağlık çalışanı eksikliğinin altını çizen Koyuncu, "Çocuk ve ergen ruh sağlığı hizmetlerine erişim güçlendirilmelidir. Akran zorbalığı ve ayrımcılıkla sistematik biçimde mücadele edilmelidir" dedi

Alanda KESK İstanbul Şubeleri adına yapılan açıklamada, "Okullar en güvenli yerler olmalıdır. Okullar yoksul çocuklar için güvenli kamusal alan olmaktan çıkmıştır" denildi.

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…